Meme kanseri

** Sentinal lenf nodu biyopsisi

** Meme koruyucu cerrahi

** Mastektomi

Meme kanseri memenin duktus ve alveollerinden ve destek dokusundan gelişen kanserlere verilen isimdir. Meme kanseri gelişimini etkileyen birçok faktör mevcuttur. Meme kanseri riskini artıran faktörler memenin östrojen hormonuna maruz kaldığı süreyle ilişkilidir. Bu durumu etkileyen birçok faktör mevcuttur. Yaş, ilk doğum yaşı, gebelik sayısı, doğum sayısı, menapoz yaşı, genetik durum, memede geçirilen daha önceki benign yani iyi huylu bazı hastalıklar bunlardan bazılarıdır. Meme kanserinin erken tanısı önem arzetmektedir. Bu nedenle her kadının 40 yaşından sonra düzenli olarak meme muayenesi ve tarama mamografisi yaptırması önerilmektedir. Ülkemizde şu an için en geç 2 yılda bir tarama mamografileri önerilmektedir.

Meme kanseri korkulacak bir hastalık değildir. Herşeyden önce bilinmelidir ki, hastalığın tedavisi vardır ve memeyi kaybetmeden bu tedavi mümkündür. Meme kanseri tansı konulduktan sonra yapılacak ilk şey hastalığın evrelendirilmesi ve tedavi planının yapılmasıdır. Erken evre (yani evre 1 ve 2) meme kanseri hastalarında öncelikle ameliyat ve ardından gerekirse kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi seçenekleri söz konusu olabilir. Evre 3 dediğimiz lokal ileri yani memede tümörün büyüdüğü ve bazı diğer özellikler kazandığı durumlarda önce kemoterapi ve/veya radyoterapi ardından ameliyat yapılabilir. Evre 4 hastalık durumunda ise önce kemoterapi ve ardından gerekirse diğer tedavi seçenekleri gündeme gelir.

Meme kanseri cerrahisi iki gruba ayrılabilir. 1.Meme koruyucu cerrahi, 2.Mastektomi yöntemi. Ayrıca buna ilaveten koltuk altı lenf bezelerinde yayılım olup olmadığını saptamak için Sentinal Lenf Nodu Biyopsisi denilen işlem uygulanır. Sentinal lenf nodu biyopsisi işlemi memeye mavi boya verilerek koltuk altındaki ilk lenf nodunu bulup patolojik olarak ameliyat sırasında inceleme işlemidir. Sentinal lenf nodu biyopsisi işlemi sonunda sıçrama saptanırsa koltuk altı lenf bezlerinin tamamının temizlenmesi gerekir. Sıçrama yoksa işlem orada sonlandırılır. Böylece koltuk altının lenf bezlerinin tamamen temizlenmesinde korunmuş olur. Çünkü bu işlem daha sonra kol ödemi gibi durumlara yol açabilir.

Meme koruyucu cerrahi yönteminde meme korunur yani tamamen çıkarılmaz. Tümör ve çevre dokusu çıkarılır ve ardından istenirse memeyi düzeltici işlemler uygulanabilir. Ameliyat sırasında tümörün tamamen çıkarıldığından frozen dediğimiz ameliyat sırasında yapılan patolojik incelemeyle emin olunur. Meme koruyucu cerrahi sonuçları ile mastektomi yani memenin komple alınması sonuçları arasında hayatta kalma süresi açısından fark yoktur. Sadece yapılacak tedavi planları farklı olabilir. Mastektomi sonrası radyoterapi yapılmayabilirken Meme koruyucu cerrahi sonrası radyoterapi zorunludur. Cerrahi tedavi sonrası yapılacak tedaviler ameliyatta çıkarılan dokuların patolojik incelemesi sonunda belirlenir. Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi seçenekleri bu sonuçlara bağlıdır. Bazen ameliyattan önce de sonrasında yapılacak tedaviler planlanmış olabilir Bu tamamen hastalığın özellikleriyle ilgilidir. Her hastada aynı olmadığı unutulmamalıdır. Bu nedenle lütfen kontrollerinizi düzenli yaptırmaya ihmal etmeyin..

meme_kanseri_cerrahisi_3meme_kanseri_cerrahisi_2

Hakkında

Prof. Dr. M. Tahir ORUÇ meme kanseri, obezite ameliyatı, tüp mide, mide küçültme, şeker ameliyatı, tiroid nodülü, mide by-pass, rektum kanseri, kolon kanseri, reflü, tiroid kanseri, gastrik by-pass konularında Antalya'da genel cerrah olarak çalışmaktadır.

Çalışma Saatleri

Pzt- Cuma: 9.00 - 18.00 Cumartesi: 09.00 - 13.00

İletişim

Tel: 0 555 192 07 32Antalya Medical Park Hastanesi
Open chat
Yardımcı olabiliriz ..