Tiroid Nodülleri

Tiroit bezinde tiroit hücrelerinin anormal bir şekilde büyümeleri ile oluşan yumrulara verilen addır. Tiroit nodüllerinin büyük bir kısmı iyi huylu iken bir miktarı da kötü huyludur. Bu yüzden potansiyel tiroit kanseri olabileceği için tiroit nodülleri incelenmelidir.

Nodül kanser habercisi olabilir mi?

Tıbbi teşhis yaklaşımı açısından tiroitteki nodülün memedeki, akciğerdeki veya vücudun başka bir yerindeki kitleden hiç bir farkı yoktur. Tiroit nodüllerinin yaklaşık %5-10’u kanserdir; tiroitteki soğuk nodüllerin ise yaklaşık %25’i kanserdir.

Tıbben vücutta bir kitle saptandığında bu kitlenin kanser olmadığını ortaya çıkarana kadar gerekli tıbbi işlemler yapılmadan bu kitlenin ‘masum’ yani ‘iyi huylu’ olduğu tahmininde bulunmak bilimsel bir yaklaşım olmaktan uzak olduğu gibi hastanın lehine bir yaklaşım tarzı da değildir.

Tiroit nodülleri belirtileri nelerdir?

Tiroit nodülleri genelde sessiz olmalarına rağmen bazen fazla miktarda tiroit hormonu salgılatarak hipertiroidi bulguları  oluşturabilirler.İlk tespit rutin doktor kontrolü ya da kendi kendini muayene esnasında fark edilir. Çok nadir olarak nodülün ses tellerine bası yapması ile ses kısıklığı, yemek borusuna bası yapması nedeni ile de yutma güçlüğü olabilir.

Tiroit nodülünün sebebi nedir?

Tiroit nodüllerinin henüz sebebi tam olarak açıklanabilmiş değildir. Günümüzde en önemli endokrin problemlerin başında gelmektedir. Her 10 kişiden birinde tiroit nodülü görülmekte olup bunların % 10 unda tiroit kanseri tespit edilmektedir. Kanser olmayan nodüllere kolloid nodül, içinde kan ya da sıvı bulunana tiroit kisti, tiroit salgılayana da otonom nodül denir. Otonom nodüller arada sırada hipertiroidi oluşturabilirler. Tiroit kanseri olmayan tiroit nodüllerinin sebebi henüz net olarak anlaşılamamıştır. Tahmin edilen bazı sebepler arasında diyetteki iyot yetersizliği, otoimmün tiroiditler, genetik defektleri saymak mümkündür.

Nodüllerin çeşitleri:

  • Katı (solid)
  • Yarı katı (semi-solid)
  • Sıvı içerikli (kistik)

olmasına göre üçe yarılır. Nodüllerin sınırları çoğunlukla net olarak sağlam tiroid dokusundan ayrılabilir; ancak bazı nodüllerin sınırlarını ayırt etmek güç olabilir. Nodül her zaman elle muayene ile ve dışarıdan fark edilemeyebilir. Zehirli guatr ve Hashimato hastalığında (Hashimato tiroiditinde) ultrasonografik incelemede yalancı nodüller (psödonodüller) görülebilir. Bu yalancı nodüller tedavi ile kısmen düzelebilir.

Tiroit Nodülünün Tanısı

Tiroit nodülüne Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Tiroitteki nodüllerin bazıları dışarıdan gözle fark edilmez. Bazı hastalarda nodül büyükçe olur ve dışarıdan bir fındık, ceviz veya mandalina boyutunda gözle dahi görülebilir. Boyunda ele gelmese de nodül olabilir. Tiroid nodülü, genellikle hasta veya klinisyen tarafından fark edilen, ağrısız, tiroid lokalizasyonunda ele gelen kitle şeklinde bulgu verir. Öncelikle hastanın detaylı olarak öyküsünün alınması ve fizik muayenesi şarttır. Öyküde kanser açısından şüphe uyandıracak tüm kriterler detaylı olarak sorgulanmalıdır.

20 yaş altında ve 60 yaşın üzerinde olmak,

Erkek hasta olmak,

Baş boyun bölgesine radyoterapi hikâyesi olması,

Birinci derece akrabalarda tiroid kanseri hikâyesi olması,

Nodülde hızlı büyüme olması,

Çevre dokulara bası veya yayılım göstermesi

Yutma güçlüğü, ses kısıklığı, kanlı balgam olması

malignite açısından şüphe uyandırır. Ancak bu bulguları olmaması kanser olmadığı anlamını taşımaz.

Daha sonra yapılması gerekenlerin başında nodülün tiroit hormonlarında artış ya da azalmaya neden olup olmadığının araştırılmasıdır. Tiroit hormon testleri ile tiroit hormonlarının düzeyi tespit edilir. Tiroit nodülleri hipertiroidi, hipotiroidi ile birlikte olabileceği gibi tiroit hormon düzeylerini hiç etkilemeden sadece tiroit dokusundaki bir kitle olarak da bulunabilir.

Tiroit nodülünün kanser kaynaklı olup olmadığını tespit etmek için tiroit ince iğne biyopsisi, tiroit ultrasonografisi ya da gerekli görülürse tiroit sintigrafisi yapılabilir.

Tiroit Muayenesi

Tiroit muayenesi gözle başlar. Normalde tiroit dokusu gözle görülmez ve hatta elle hissedilemez. Boyunda göz önünde olan bir organ olduğu için tiroitteki değişiklikler yeterli büyüklükte ise gözle tespit edilebilir. Tiroitteki büyümeye guatr diyoruz. Guatrın derecelenmesinde gözle muayene edilmesi de yer almaktadır.

Dünya Sağlık Örgütünün Guatr Derecelemesi

0 Elle ya da gözle muayenede tiroit büyümesi yok

1 Elle muayenede tiroitte büyüme fark edilir

A Yalnızca elle muayenede fark edilir

B Elle tespit edilebildiği gibi baş arkaya atılarak boyunun gergin halinde görülebilir

2 Boyun normal pozisyonundayken fark edilir

3 uzaktan bile görülebilen belirgin guatr vardır.

Guatrın gözle muayenesinden sonra elle muayene yapılır. Boynun önünden ya da arkasından muayene edilebilir. Hekim hastayı muayene ederken hastayı yutkundurarak tiroitin hareketini tespit eder. Tiroit muayenesinde, ultrasonografisinde ya da biyopsi yapılması sırasında olduğu gibi, özellikle konuyla yakın ilgilenen ellerin muayene etmesinde büyük fayda vardır.

Tirorit Ultrasonografisi
Nodüllü guatr hastalığının tanı aşamasında, tiroitteki nodülün boyutunun ve içeriğinin (hücre, sıvı, kireç oturması) incelenmesi nodül hakkında sahip olunması gereken hayati ayrıntılardan ikisidir. Eskiden sanıldığı ve hatta bazı hekimlerce hala kabul edildiği gibi, nodül boyutu kanser ile tam ve direk bir ilişkiye sahip değildir.Küçük nodüllerde de kanser çıkma riski mevcuttur. O nedenle ‘Nodül henüz küçük kanser olma ihtimali düşük, ileri teknikler kullanılmasına gerek yok’ tarzı yaklaşımlar bilimsel değildir.Bu amaçla en etkili yöntem doğru ve eksiksiz yapılmış tiroit ultrasonografisidir. Bu amaçla doppler ve sintigrafi kullanılmaz; elle muayene sadece tahmini bilgi verir.

Ultrasonografide katı içerikli olarak rapor edilen nodüller hücreden zengin olduğundan kanser yönünden dikkatle incelenmelidir. Ultrasonografi ile muayede fark edilemeyen nodüller tespit edilebilir. Ayrıca bu nodüllerden biyopsi alınması öngörülürse ince iğne aspirasyon biyopsisinin ultrasonoğrafi eşliğinde yapılması biyopsi doğruluğunu çok artırır.

İnce İğne Biyopsisi Tiroit Nodülünün Patolojik Yapısı

Bizim için nodülün iyi huylu ya da kötü huylu olup olmaması en önemli kriterdir. Bunun için nodülün ya da nodülden alınacak bir parçanın patolojik incelenmesi önemlidir. Bir iğne yardımı ile nodülden parçacıklar alma işlemine ‘’ İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi’’ ‘’İİAB’’ denmektedir.

İşlem lokal anestezi kullanılarak ya da kullanılmadan yapılabilir. Uygun incelikteki bir iğne resimlerde gösterildiği gibi nodüle girilerek hücre parçacıkları alınır ve bu parçacıklar camlar üzerine yayılarak patolog tarafından incelenir.

Nodülün büyüklüğü ve klinisyenin tercihine göre iğne biyopsisi USG eşliğinde ya da elle muayene yardımı ile yapılabilir.

İnce iğne biyopsisinde dört farklı sonuç gelebilir:

Benign: Biyopsilerin % 50-60’nda bu sonuçla karşılaşırız. Kanser olmayan nodül var demektir. Eğer biyopsi ve değerlendirilmesi tiroit ile özel uğraşan bir cerrah ve patolog tarafından yapılmışsa kanseri atlama ihtimali % 3’ün altındadır. Bu nodüller genellikle kaybolmazlar. İlerleyen zamanlarda biyopsi tekrarı ile kontrol edilmelidir.

Maling: Tiroit kanseri olduğunu ortaya koyar. Biyopsi sonuçlarının % 5 ini oluşturur. Büyük çoğunluğu da Papiller kanserdir. Cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

Şüpheli:Biyopsi sonuçlarının %25-30 ‘unu oluşturur. İyi huylu foliküler adenom ya da kötü huylu foliküler kanseri işaret edebilir. Bu durumda ya biyopsi tekrarlanır ya da cerrahi planlanır.

Yetersiz Materyal:Bu sonuçla %15-20 oranında karşılaşırız. Yeteri kadar doku alınamadığı zaman inceleme de yetersiz olur. Bu sonuç üzerinde durulması gereken bir sonuçtur. Açıklığa kavuşturulması gerekir. Biyopsi tekrarı ya da Sintigrafik inceleme uygun olur.

Tiroit Sintigrafisi Tiroit Nodülünün Fonksiyonunun Ortaya Konması

Tiroit sintigrafisi vücuda damar yolundan radyoaktif iyot verilerek tiroidin resminin çekilmesidir.
Nodülün fonksiyonu seçilecek tedavi yöntemine karar verme ve kanser riskini tahmin etmede çok önemlidir. Hatta tedavinin ne zaman ve nasıl yapılması gerektiğine dair hayati ipuçları bile verir. Fonksiyon açısından nodüller dörde ayrılır:

  • soğuk nodüller (hipoaktif)

Tiroidin bir bölgesi ya da tamamının radyoaktif iyodu az tutması sonucu daha az koyu bir görüntü oluşur. Hücrelerin hasarlanması sonucu iyot tutma yeteneğini kaybedebilirler. Bazen nodül olmadan az oranda radyoaktif iyot tutulumu hücre hasarlanmasından dolayı olabilmektedir. Nodül varsa radyoaktif iyodu az tutan nodüllere soğuk ya da hipoaktif nodüller diyoruz. Hipoaktif nodüller tiroit kanserine en yatkın nodüllerdir. Biyopsi gereklidir. Duruma göre cerrahi planlanmalıdır.

  • sıcak nodüller (hiperaktif)

Yüksek oranda radyoaktif iyot tutan nodüllerdir. Soğuk nodüllerden daha az oranda kanser ihtimali taşır. Biyopsi ile değerlendirilmesi diğer bulgularla birleştirilerek değerlendirilmelidir.

  • ılık nodüller (normoaktif)

Normal hücreler kadar radyoaktif iyot tutabilen nodüllerdir. Soğuk nodüllerden daha az oranda kanser ihtimali taşır. Biyopsi ile değerlendirilmesi diğer bulgularla birleştirilerek değerlendirilmelidir.

  • Her nodülde kanser çıkma ihtimali vardır, ancak soğuk nodülde kanser ihtimali daha yüksektir. Nodülün fonksiyonu sintigrafi ile değerlendirilir. Nodül fonksiyon değerlendirilmesinde ultrasonografi ve dopplerin yeri yoktur.

Nodüllerin Takibi ve Tedavisi

Nodüllerin takibi için ultrasonografi kullanılmaktadır; bu amaçla Doppler tetkiki ve sintigrafi kullanılmamalıdır. Nodül tedavisinde kullanılan ilaçların etkisi, kan alınıp hormon düzeyleri ölçülerek yapılmalıdır. Tedavi edilmeyen nodüller büyüyebilir ve sayısı da artabilir. Kanser olduğundan şüphelenilen ya da kanser tanısı konmuş hastalar cerrahi olarak tedavi edilmelidirler. İğne biyopsisi iyi huylu gelen hastalar 6 aylık ultrasonografi ve fizik muayene ve yıllık iğne biyopsisi ile takip edilebilirler. Nodülleri yok etmek için tiroit hormonu ile baskılama tedavisi de uygulanabilir. Bunun için hipotiroidide kullanılan tiroit hormonu kullanılır. Ancak tiroit hormonu kullanan ve kullanmayanlar arasında anlamlı fark gözlenmediğini belirten bilimsel çalışmalar mevcuttur.

Hakkında

Prof. Dr. M. Tahir ORUÇ meme kanseri, obezite ameliyatı, tüp mide, mide küçültme, şeker ameliyatı, tiroid nodülü, mide by-pass, rektum kanseri, kolon kanseri, reflü, tiroid kanseri, gastrik by-pass konularında Antalya'da genel cerrah olarak çalışmaktadır.

Çalışma Saatleri

Pzt- Cuma: 9.00 - 18.00 Cumartesi: 09.00 - 13.00

İletişim

Tel: 0 555 192 07 32Antalya Medical Park Hastanesi
Open chat
Yardımcı olabiliriz ..